• 0532 489 08 87
  • info@aslanhukukdanismanlik.com
  • Korkutreis, Cihan Sk. No:22 D:12, 06430 Çankaya/Ankara

Sözleşmeler Hukuku

Sözleşmeler hukuku, borç ilişkilerinin en yaygın kaynağını oluşturan sözleşmelerin kurulması, geçerliliği, hükümleri, sona ermesi ve ihlali hâlinde tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen özel hukuk alanıdır. Türk Borçlar Kanunu (TBK), sözleşmelerin genel hükümlerini ve özel sözleşme türlerine ilişkin düzenlemeleri ayrıntılı biçimde ortaya koyarak sözleşme özgürlüğünü esas almış, ancak kamu düzeni, dürüstlük kuralı ve zayıf tarafın korunması gibi gerekçelerle bu özgürlüğe bazı sınırlar getirmiştir.

Sözleşmeler hukukunun temelini irade özgürlüğü ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri oluşturur. Buna göre taraflar, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla diledikleri konuda ve içerikte sözleşme yapabilirler. Bir sözleşmenin kurulması, kural olarak karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının açıklanmasıyla gerçekleşir. İrade beyanının sakatlanması ise aldatma, korkutma veya yanılma gibi hâllerde sözleşmenin iptal edilebilir olmasına yol açar. Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda öngörülen şekil şartlarına da bağlı olabilir. TBK’da kural olarak şekil serbestisi benimsenmiş olmakla birlikte bağışlama, kefalet veya taşınmaz satış vaadi gibi bazı sözleşmeler için yazılı şekil veya resmi şekil şartı aranmaktadır. Şekle aykırılık çoğu durumda sözleşmeyi kesin hükümsüz kılar. Sözleşmenin hükümleri bakımından dürüstlük kuralı önemli bir rol oynar. Taraflar, sözleşmenin kurulmasından önce müzakere sürecinde, sözleşmenin ifası sırasında ve sona ermesinden sonra sadakat ve özen borcu çerçevesinde davranmakla yükümlüdür. İfa edilmemesi hâlinde borçlu temerrüde düşer ve alacaklı, gecikme zararının tazminini veya sözleşmeden dönmeyi talep edebilir. Ayrıca ayıplı ifa, imkânsızlık ve borca aykırı davranışlar, sözleşmenin sorumluluk hükümlerini devreye sokar. Sözleşmeler hukuku ayrıca haksız şartlar, genel işlem koşulları, tüketici sözleşmeleri, aynen ifa, tazminat, cezai şart ve sözleşmenin uyarlanması gibi ileri düzey kurumları da içerir. Özellikle sözleşmenin temel sebeplerinin olağanüstü şekilde değiştiği durumlarda hâkim, aşırı ifa güçlüğü ilkesi doğrultusunda sözleşmenin uyarlanmasına karar verebilir. Sözleşmeler hukuku, ekonomik ve toplumsal hayatın işleyişini doğrudan etkileyen, güven ilişkisini esas alan ve taraflar arasındaki borç ilişkilerini düzenleyen merkezi bir hukuk disiplinidir.