Sağlık hukuku, bireyin yaşam ve beden bütünlüğünün korunmasını merkeze alan, sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında ortaya çıkan hak ve yükümlülükleri düzenleyen disiplinlerarası bir hukuk dalıdır. Hem kamu hukuku hem de özel hukuk yönleri bulunan sağlık hukuku, bir yandan devletin sağlık hizmetlerini planlama, düzenleme ve denetleme görevlerini belirlerken, diğer yandan hasta ile sağlık meslek mensupları arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler. Bu nedenle sağlık hukuku; anayasa hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, borçlar hukuku ve tıp etiği gibi çeşitli alanlarla yakın etkileşim içindedir.
Ceza hukuku, toplum düzenini, kamu güvenliğini ve bireylerin temel haklarını korumak amacıyla hangi fiillerin suç oluşturduğunu ve bu fiillere uygulanacak yaptırımları belirleyen kamu hukuku dalıdır. Temel işlevi, hukuka aykırı davranışları önlemek, suç işlenmesini caydırmak ve sosyal düzenin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Ceza hukuku, maddi ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Maddi ceza hukuku, suç kavramı, kusur, kast ve taksir gibi unsurları düzenlerken; ceza yargılaması hukuku, suç isnadının araştırılması, delillerin değerlendirilmesi ve hükmün verilmesine ilişkin usul kurallarını içerir.
Sigorta hukuku, kişilerin karşılaşabilecekleri tehlikeler nedeniyle uğrayabilecekleri zararların ekonomik sonuçlarını hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla oluşturulan sigorta ilişkilerini konu alan özel hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, esas itibarıyla Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) beşinci kitabında düzenlenen hükümler ile genel şartlar, yönetmelikler ve çeşitli özel kanunlardan oluşan normatif çerçeve içinde uygulanır. Sigorta hukuku hem kamu yararını yakından ilgilendirmesi hem de ekonomik sistemin istikrarına katkı sağlaması nedeniyle özel hukuk kuralları ile idari düzenlemelerin iç içe geçtiği karma bir yapıya sahiptir.
İdare hukuku, kamu hizmetlerinin yürütülmesi, kamu gücünün kullanılması ve idarenin faaliyetlerinin hukuka uygunluğunun sağlanması amacıyla oluşturulan kurallar bütünü ile bu kuralların uygulanmasını konu alan kamu hukuku dalıdır. İdare hukuku, devletin örgütlenmesini ve kamu görevlilerinin yetki, görev ve sorumluluklarını belirlerken; aynı zamanda bireylerin temel hak ve özgürlüklerini korumak üzere idarenin işlem ve eylemlerinin denetimini düzenleyen normatif bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle hem idarenin etkin çalışmasını gözeten hem de bireylerin hukuki güvenlik beklentisini karşılayan çift yönlü bir fonksiyon üstlenir.
Aile hukuku, kişilerin aile ilişkilerinden kaynaklanan hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenleyen, toplum düzeninin temelini oluşturan özel hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu (TMK), aile hukukuna ilişkin hükümleri ayrıntılı biçimde düzenleyerek aile birliğinin kurulması, yürütülmesi ve sona erdirilmesi süreçlerindeki hukuki çerçeveyi belirler. Aile hukuku, hem bireylerin özel yaşamına ilişkin en hassas alanlardan birini düzenlemesi hem de kamu düzeniyle yakından bağlantılı olması nedeniyle büyük ölçüde emredici nitelikte kurallara dayanır.
Sözleşmeler hukuku, borç ilişkilerinin en yaygın kaynağını oluşturan sözleşmelerin kurulması, geçerliliği, hükümleri, sona ermesi ve ihlali hâlinde tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen özel hukuk alanıdır. Türk Borçlar Kanunu (TBK), sözleşmelerin genel hükümlerini ve özel sözleşme türlerine ilişkin düzenlemeleri ayrıntılı biçimde ortaya koyarak sözleşme özgürlüğünü esas almış, ancak kamu düzeni, dürüstlük kuralı ve zayıf tarafın korunması gibi gerekçelerle bu özgürlüğe bazı sınırlar getirmiştir.
Miras hukuku, bir kimsenin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi hâlinde malvarlığının kimlere, hangi oranlarda ve hangi şartlara bağlı olarak geçeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu (TMK), miras hukukuna ilişkin hükümleri sistematik biçimde düzenleyerek hem terekenin korunmasını hem de mirasçıların haklarının güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Miras hukuku, malvarlığının kuşaklar arası devrini düzenlediği için hem bireysel mülkiyet hakkıyla hem de ekonomik ve sosyal düzenle yakından ilişkilidir.
İş Hukuku, işçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkisini düzenleyen, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini belirleyen temel bir hukuk dalıdır. Modern çalışma hayatının hızla değişen yapısı göz önüne alındığında, iş ilişkilerinin hukuki çerçeveye uygun şekilde yürütülmesi hem işçiler hem de işverenler açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda İş Hukuku; iş sözleşmesinin kurulması, çalışma koşullarının belirlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, ücret ve izin hakları, iş güvencesi, iş kazaları, meslek hastalıkları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi geniş bir alana yayılan düzenlemeleri içerir.
Tüketici Hukuku, mal ve hizmet piyasalarında tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumayı, güvenli ve bilinçli bir şekilde alışveriş yapabilmelerini sağlamayı amaçlayan önemli bir hukuk dalıdır. Tüketiciyi koruma ihtiyacı, satıcı ve sağlayıcıların profesyonel bilgi ve ekonomik güç bakımından daha üstün konumda olmalarından kaynaklanmakta olup, bu dengenin sağlanması için çeşitli yasal düzenlemeler geliştirilmiştir. Tüketici Hukuku; tüketici işlemlerine ilişkin sözleşmeler, ayıplı mal ve hizmetler, taksitli satışlar, mesafeli sözleşmeler, kapıdan satışlar, haksız ticari uygulamalar ve tüketici uyuşmazlıklarının çözüm yollarını kapsamaktadır.